Amerika Birleşik Devletleri'nden üst düzey bir yetkili, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde önemli bir aşamaya gelindiğini bildirdi. Yetkili, tarafların anlaşmaya her zamankinden daha yakın olduğunu ve imzaların birkaç gün içinde atılabileceğini ifade etti.
Düzenlenen bir telekonferansta açıklamalarda bulunan yetkili, İran ile varılması planlanan anlaşmanın tamamlanma ihtimalinin yüzde 80 ila 85 seviyesine yükseldiğini belirtti. Anlaşmanın, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme hedeflerini karşıladığı savunuldu.
Yetkilinin aktardığına göre, anlaşma dört temel sonucu beraberinde getirecek: Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve abluka uygulamalarının sona ermesi, İran'ın nükleer programının tasfiye edilmesi, zenginleştirilmiş uranyumun ABD kontrolüne geçmesi ve bölgede uzun vadeli istikrar ile barış sürecinin desteklenmesi. Zenginleştirilmiş uranyumun önce yerinde etkisiz hale getirileceği, ardından ülke dışına çıkarılacağı kaydedildi.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle İran'a yönelik yaptırımların aşamalı olarak kaldırılacağı öngörülüyor. Tahran yönetiminin yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda ekonomik avantajlardan yararlanacağı ifade edildi. İran'ın küresel ekonomik sisteme yeniden entegre olabileceği, yaptırımların kaldırılması, bankacılık işlemlerinin normalleşmesi ve dondurulan varlıklara erişim gibi adımların anlaşmanın uygulanmasına bağlı olacağı vurgulandı.
Yetkili, başta İsrail olmak üzere bölgedeki müttefiklerin süreç hakkında bilgilendirildiğini ve anlaşmaya destek vereceklerine inanıldığını söyledi. Anlaşmanın Orta Doğu'da daha geniş kapsamlı bir barış sürecini başlatabileceği belirtildi. İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarının müzakere sürecini olumsuz etkilememesi umulduğu dile getirildi. İran'ın anlaşma hükümlerine uymaması halinde İsrail'in güvenlik gerekçesiyle farklı adımlar atabileceği, ancak tarafların mevcut durumdan genel olarak memnun olduğu ve anlaşmanın tamamlanacağına inanıldığı ifade edildi.