ABD'de açıklanan makroekonomik veriler, Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışlarını ertelemesi beklentisini güçlendirse de küresel piyasalarda karışık bir seyir gözleniyor. ABD ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda beklentilerin üzerinde yüzde 2,2 büyüme kaydetti. İlk tahminler bu döneme ilişkin büyümenin yüzde 1,5 olacağını öngörüyordu.
Fed'in yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (gıda ve enerji hariç) ağustosta aylık yüzde 0,2, yıllık ise yüzde 3 arttı. Piyasa beklentileri bu endeksin aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 3,3 olması yönündeydi. Temmuz ayında endeks aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 3 olarak açıklanmıştı.
Ağustos ayında kişisel tüketim harcamaları aylık yüzde 0,9 ile beklentilerin üzerinde seyrederken, kişisel gelirler yüzde 0,2 ile beklentilerin altında bir artış gösterdi. ABD'de özel sektör istihdamı ise eylülde 90 bin kişi artarak piyasa beklentilerini aştı.
Analistler, ABD'den gelen son verilerin Fed'in politikasında daha yumuşak bir iniş senaryosunu güçlendirdiğini belirtti. Enflasyonda aşağı yönlü bir hareket gözlemlenirken, ekonominin hala dirençli olduğuna dikkat çekildi. Bu durumun, Fed'in yakın zamanda faiz artırma zorunluluğunu ortadan kaldırabileceği ifade edildi. Yarın açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin, Fed'in politikalarına ilişkin beklentileri şekillendirmede en önemli veri olacağı kaydedildi.
Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi verisi, Fed'in faiz artırımları konusunda aceleci davranmayacağına dair iyimser tahminleri destekledi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in ekim ayında faiz artırımına gideceğine yönelik beklentiler yüzde 70'ten yüzde 38'e geriledi.
Diğer yandan, ABD'de eylül ayında artan dizel fiyatlarının yansımasının henüz verilerde görülmemesi, enflasyonist baskıların azalıp azalmayacağına dair belirsizlikleri sürdürüyor. Düşük gelen enflasyon verisine rağmen beklentilerden iyi gelen büyüme ve ADP özel sektör istihdamı verileri, uzun vadeli faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalacağına dair öngörüleri devam ettiriyor. Bu durum, küresel piyasalarda risk iştahını baskılıyor.
Kişisel tüketim harcamalarının beklentileri aşması, ABD ekonomisinin yüksek faiz oranlarına dayanabileceği beklentilerini güçlendirdi. Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31'den yüzde 5,28'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,65'ten yüzde 5,62'ye geriledi.
Fed'in ekim ayı faiz artırım beklentilerinin düşmesine rağmen, sonraki toplantılarda artırımlara devam edileceğine yönelik beklentiler tahvil faizlerindeki yükselişte etkili oluyor. Tahvil faizlerindeki yükselişten destek bulan dolar endeksi, 101,7 ile 24 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Altının onsu ise yüzde 0,7 artışla 4.184 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 1,4 azalarak 96,6 dolara indi.
Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, enflasyonun beş yılı aşkın bir süredir hedefin üzerinde seyrettiğini belirterek, "İş gücü piyasasındaki gücü korurken enflasyonu hedeflediğimiz seviyeye geri döndürme konusundaki kararlılığımı sürdürüyorum." dedi.
New York borsası, beklentilerin altında gelen enflasyon verilerine rağmen tahvil piyasasındaki satış baskısıyla günü karışık seyirle tamamladı. ABD'li çip şirketi Micron Technology'nin bilançosunun beklentilerden iyi gelmesi, şirketin hisselerinin piyasa sonrası işlemlerde yüzde 0,6 artmasına neden oldu.