ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen gerilimin tırmanması üzerine Kongre'ye resmi bir bildirimde bulundu. 10 Temmuz tarihinde iletilen mektupta, İran'a yönelik askeri harekâtın 7 Temmuz itibarıyla yeniden başladığı resmen ilan edildi. Beyaz Saray tarafından da teyit edilen bu gelişme, bölgedeki askeri faaliyetlerin yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Askeri Operasyonlar ve Sınırlı Hedef Stratejisi
Kongre'ye gönderilen resmi yazıda, gerçekleştirilen saldırıların sınırlı ve ölçülü bir çerçevede yürütüldüğü ifade edildi. Operasyonların sivil kayıpları en düşük seviyede tutacak şekilde planlandığı belirtilirken, ABD'nin Savaş Yetkileri Yasası kapsamında yeni bir onay süreci beklemeksizin 60 gün boyunca askeri faaliyetlerini sürdürebileceği kaydedildi. Trump, İran'ın askeri kapasitesinin önemli bir kısmının kontrol altına alındığını iddia etti.
Hürmüz Boğazı'nda Deniz Ablukası ve Enerji Tehdidi
Bölgesel tansiyonun yükselmesiyle birlikte ABD ordusu tarafından Hürmüz Boğazı'nda deniz ablukası yeniden başlatıldı. Trump, müzakerelerin sağlanamaması durumunda İran'ın enerji altyapısının, elektrik santrallerinin ve kritik köprülerin hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulundu. Bu tehditler üzerine küresel piyasalarda hareketlilik gözlemlenirken, ABD'nin stratejik odağının nükleer programdan ziyade deniz geçiş yollarına kaydığı değerlendiriliyor.
Sahadaki Çatışmalar ve Bölgesel Yayılma Riski
Sahadaki askeri hareketlilik kapsamında Ahvaz, Bender Abbas ve Buşehr gibi noktalara saldırılar düzenlenirken, İran tarafı da Hürmüz Boğazı'ndaki tankerlere ve bölgedeki ABD üslerine yönelik misillemelerde bulundu. Öte yandan, gerilimin Babülmendep Boğazı hattına da sıçraması bekleniyor. Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki ateşkesin bozulması, küresel enerji ticaretinin ikinci büyük darboğazla karşı karşıya kalabileceği endişesini artırıyor.