2026 FIFA Dünya Kupası, organizasyon henüz başlamadan spor gündeminin üst sıralarına yerleşti. 11 Haziran'da Meksika ile Güney Afrika arasında oynanacak açılış maçı öncesinde futbolseverler geri sayıma başlarken, sahadaki rekabetten çok turnuva etrafındaki tartışmalar ve belirsizlikler öne çıkıyor. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortak ev sahipliğinde düzenlenecek organizasyonun gölgesinde, bilet fiyatları ve İran'ın turnuvaya katılımı gibi beş ayrı başlık şimdiden turnuvanın atmosferini şekillendiriyor.
Turnuvanın en çok tartışılan konularından biri, özellikle ABD'de oynanacak maçlar için belirlenen rekor seviyedeki bilet fiyatları oldu. 12 Haziran'da ABD ile Paraguay arasında oynanacak karşılaşmanın en ucuz biletleri 1000 doların üzerine çıkarken, final maçı için bazı VIP biletlerin 32 bin doları aştığı belirtildi. Yeniden satış platformlarında ise bu rakamların daha da yükseldiği, FIFA'nın resmi yeniden satış sistemi üzerinden bazı biletlerin yüz binlerce dolardan satışa çıkarıldığı görüldü. ABD Başkanı Donald Trump, konuya ilişkin yaptığı açıklamada fiyatları eleştirerek, "Dürüst olmak gerekirse ben de bu fiyatlara bilet almazdım" ifadelerini kullandı.
FIFA ise fiyat politikasını savunarak, her maç için sınırlı sayıda düşük maliyetli biletin satışa sunulduğunu ve elde edilen gelirin futbolun gelişimine aktarıldığını belirtti. FIFA Başkanı Gianni Infantino, organizasyonun dünyanın en büyük eğlence etkinliklerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Piyasa şartlarına uygun hareket etmek zorundayız" dedi. Ancak bilet fiyatlarının yanı sıra uçak bileti, konaklama ve şehir içi ulaşım gibi diğer seyahat giderlerinin de turnuvaya katılımı zorlaştırdığı, özellikle New York, Los Angeles ve Miami gibi şehirlerde otel fiyatlarının arttığı kaydedildi.
Spor yorumcusu Semih Sezerli, "Futbol halkın oyunuydu, böylelikle Dünya Kupası da halkın turnuvası. Ancak artık halkın ulaşmakta zorlandığı bir organizasyona dönüşmüşe benziyor" değerlendirmesinde bulundu. Sezerli, temel meselenin sadece pahalı biletler olmadığını belirterek, "Futbolun aidiyet duygusu yavaş yavaş ulaşılmaz noktaya evriliyor. Dünya Kupası dediğiniz organizasyon, yıllarca işçinin, öğrencinin, mahallenin, farklı kültürlerin aynı tribünde buluştuğu bir sahneydi. Ama fiyatlar astronomik seviyelere çıktığında, tribün profili doğal olarak değişiyor. Bu da atmosferi, tutkuyu ve oyunun ruhunu ciddi şekilde etkiler" diye konuştu. Sezerli, futbolun ticari bir platforma dönüştüğünü, ancak gerçek değerinin locada değil, tribünde oluşan hikâyelerde saklı olduğunu ifade etti.
Turnuva öncesinde dikkat çeken bir diğer konu ise İran'ın Dünya Kupası'na katılımı oldu. İran ile ABD arasındaki siyasi gerilim nedeniyle takımın ABD'de maç oynayıp oynayamayacağı uzun süre tartışıldı. İran'daki çatışma ortamı ve diplomatik krizlerin ardından bazı çevreler, İran Milli Takımı'nın güvenlik nedeniyle turnuvaya katılamayabileceğini öne sürdü. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran takımının ABD'de oynamasının "güvenlik açısından uygun olmayacağını" söylemesi üzerine İran Futbol Federasyonu'nun FIFA ile temas kurduğu ve bazı karşılaşmaların Meksika'ya taşınması ihtimalinin gündeme geldiği belirtildi.
Son gelişmeler, İran'ın turnuvaya katılacağını gösteriyor. İran hükümeti geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada takımın Dünya Kupası'na "gururlu ve başarılı bir katılım" için hazırlandığını duyurdu. FIFA Başkanı Infantino da İran'ın organizasyonda yer alacağından emin olduğunu söyledi. İran, grup aşamasında Yeni Zelanda, Mısır ve Belçika ile karşılaşacak. Takımın iki maçı Los Angeles'ta, biri ise Seattle'da oynanacak. Olası bir senaryoda ABD ile İran'ın son 32 turunda karşılaşma ihtimali de dikkat çekiyor.